Evde Tek Kalan Çocuğun Ölümü
Şehirden uzakta,mezarlığın karşısında iki katlı bir ev vardı.evde burungil ailesi yaşıyordu.küçük on iki yaşlarında bir de çocukları vardı.birgün çocuğun annesi ve babsının her zamanki gibi bir işleri çıktı.anne ve baba fransa`ya gidecekti.çocukları ahmet`idedsinin yanına bırakacaklardı.ama ahmet annesiyle babasının durmadan iş için onu dedesine bıraktıkları için kızıyordu.o yüzden annesi ve babasını terleyerek şöyle dedi:
-ben büyüdüm artık evde tek kalabilirim
annesi ve babası ısrar etti.ama malesef vaz geçmedi.annesi ve babası fransa ya gittiler.ikindi vakitlerinde çocuk eve geldi.mezarlık o kadar korkunçtu.çocuk akşam olunca televizyonun karşısına geçti.saatler saatleri kovaladı.saat gece yarısını geçti.
Kapının Önündeki Kadın
Gece uyumak için yatağima girdim saat gece 3:00 ve bir irkilmeyle uyandim kapinin önünde korkunç bir kadin görmüştüm ve hemen ablamin yanina gidip ablama anlattim ama pek inanmadi hatta hiç inanmadi 2 gün sonra anneme bu olayi anlatti ve annemde ayni şeyi söyleyince yani evde bir kadinin olduğunu geceleri çiktiğini söyledi ve şu anda bizim
Cinler Ve Dikkat Etmeniz GerekeN Kurallar
1-)Arkana bakmayı sakın unutma!!
2-)Siyaha yaklaşma seni yutabilir
3-)Onlarla dalga geçme cezanı mutlaka alırsın
4-)Sakın bi yere odaklanma çünkü yanında onlar var.
Opera – Dario Argento 1987
Yönetmen:Dario Argento
Senaryo:Dario Argento, Franco Ferrini
Oyuncular:Cristina Marsillach, Urbano Barberini, Ian Charleson, Daria Nicolodi, Coralina Cataldi-Tassoni, William McNamara
Yapım Yılı: 1987
Ülke: İtalya
Konu: Argento’nun, Suspiria, Profondo Rosso ve Tenebre gibi klasiklerinin ardından gelen Opera, yönetmenin kendine has tarzını iyi yansıtan, yine üst düzey atmosfere sahip, ancak bu defa senaryo açısından biraz kısır bir yapım.
Testere 5′in İşkence Sahnesi
http://www.dailymotion.com/videox71hev
Mezardan Uzanan El
kemal on iki yaşındaydı. Bir yıl vardı ki, mahalle arkadaşlarıyla şehir dışındaki top sahasında maç yapmaya gidiyorlardı. Birkaç günde bir öğleden sonra maç yapmaya giderken ağaçlıktan dolanıp top sahasına varıyorlardı. Aslında kestirmeden gitmek vardı ya o zaman da mezarlıktan geçmek gerekiyordu. Bu işe de pek istekli olan yoktu. Bazen maç uzuyor, karanlığa kalıyorlardı. Çocuklar evlerine geç kalmamak için, böyle durumlarda mezarlıktan geçiverelim diye maç bitiminde atıp tutuyorlardı ama mezarlık kapısına gelindiğinde sesler kesiliyordu.
Bir iki derken bu durum bir akşamüstü yine karanlığa kalınmıştı. Maç çok uzamış ve epey geç olmuştu. Dönüşü yok mutlaka mezarlıktan geçiyoruz diyenler yine mezarlık kapısına gelindiğinde susmuştu. kemal duruma el koymak ihtiyacını hissetmişti. “ Arkadaşlar, arkamda tek sıra olun.
Ağrı Dağında ki Ufo ve Naziler
937 Temmuz’unda, Hitler ve Göring’in emirleri ile her çeşit doğaüstü,bilimsel, dinsel ve okült objeleri incelemek ve araştırmak üzeredünyanın dört bir tarafına özel araştırma timleri gönderilmeyebaşlandı. Araştırılan cisimlerden biri de kutsal kitaplarda adı geçen Nuh’un gemisi idi. Gemi için İran ve Türkiye arasında dağlardaaraştırma yapan tim, Dicle nehri kenarındaki bir köyün yaşlılarındanhayli ilginç bir hikaye duydu. Bu hikayeye göre, 200 nesil evvel esrarengiz parlak bir “ev”, gökten çok gürültü çıkarak, yere düşmüştü.Bir zaman sonra köyden köye yolculuk yapan bir şahıs bu esrarengizcisimle karılaşmıştı. Şahsın ifadesine göre, cisim ıslık gibi bir ses çıkarmakta ve dokunulmayacak kadar sıcaktı. Ayrıca pis bir koku da yaymakta idi. Bu hikaye, araştırmayı yürüten tim tarafından derha lAlmanya’ya bildirildi.
Hayal mi?
Aksamlari çok yemek yedigimde zor uyur ve genelde kabus görürüm. Yemegi yine fazla kaçirmistim. Hiç karabasan görmedim. Ama bu yemege görürüm artik diye düsünüp uyumaya koyuldum. Sadece terliyor, bir o tarafa bir bu tarafa dönüyordum. Tam daldigim sirada, birinin bana baktigini hissettim -Biraz korkagimdir. – hemen irkildim. Odamin yarisi kadar bir gölge hafif hareketlerle bana dogru bakiyordu. En kötü yani ise bunun rüya olmadigini biliyordum. Elim lambanin dügmesini ariyordu ama bulamiyordum. Nefes alamadim ve bagiramadim. Elektrik dügmesini buldum ama açmaya çok korkuyordum. Gözlerim bana anlamsizca baktigina inandigim gölgeye dönüktü… Isigi açtigimda sandalyemin üzerine yigili elbiselerin, onlarinda üzerinde kedimin bana baktigini gördüm. Nede olsa hepsi birden kocaman bir soru isaretiydi benim için. Içim rahatlamisti. Kedimi sevmek istedim. Hirlayip yok olup gitti. Asabi bir kedi degildir.
Şeytanla Tanışma
Balikesir’deki bi kiz lisesinde yatakhanenin birinde, kizlari gece uyku tutmayinca birbirlerine hikayeler anlatmaya baslamislar. Bunlarin çogu da okullarina ait korkunç olaylarmis. Güya seytan çok eski zamanlarda burada yasayan bir ailenin fertlerine dadanmis ve onlarin ruhlarina giriyomus. Inanisa göre seytanin ayaklari terstir ya, o insana da seytan girince dogal olarak ayaklari ters dönüyormus.
Aradan bi kaç saat geçmis. Gruptakilerin uykusu gelince herkes yatagina gitmis. Kizlardan biri accayip sikismis. Tuvalete gidecek ama anlatilanlardan epey bi korktugu için gidemiyomus. Alt ranzada yatan arkadasini dürtüp uyandirmis. Diger kiz da bu hikayelerden en çok etkileneniymis. Zaten zar zor uyudugundan hiç kalkmak istememis. Ancak arkadasi israr edince onunla tuvalete gitmek zorunda kalmis. Arkadasi tuvalete girince o da kapinin önünde beklemeye baslamis.
Ölüler Sayılmaz
Bu olay kütahyanın gediz ilcesinde olmustur.*
Bir gün üniversiteli beş kız cin çağırmaya karar verirler çağırmak için hazırlıklar tamamdır.Seans başlar cin gelir.Neyse ertesi günlerde bu cin onlara musallat olur kızların gitmediği hoca kalmaz bir gün bi hoca tavsiyesiyle cini tekrar cağırrırlar kızlardan birini dolaba saklarlar cin’e kaç kisi oldumuzu bilemezsen pesimizi bırakacaksın derler (dolaptakiyle 5 kişidirler)cin 4 der kızlar sevinirler bilemedin bir arkadasımız dolapta derler cinin yanıtı:Arkadasınızı heba ettiniz pesinizi bırakmaycam der