Karabasan
Ramazan ayinin ortalarindaydik. Ertesi gün oruç tutmak için sahura kalktim ve uykulu bir halde yemek yedikten sonra, henüz daha sogumayan sicak yatagima uzandim. Uykuya dalar gibi olmamla birlikte üzerimde bir agirlik hissettim. Gözümü açtim ve hareket etme çabalarim sonuçsuz kaldigini gördüm. Yatagimin bulundugu yerden yemek masasinda yemek yiyen annemi görmeme ragmen bir türlü hareket edememem, beni çok sasirtmisti. Vücudumun hiç bir noktasini hareket ettiremememin yani sira parmagimi bile kipirdatamamam beni iyice telaslandirdi. Çünkü daha önceden böyle bir olayla hayatim boyunca karsilasmamistim. Müthis bir güç harcamama ragmen hareket edemiyordum ve avazim çiktigi kadar bagirmaya basladim. Aman Allah’im sesim de çikmiyordu.
Karabasanla Tanışma
19 yasima gelene kadar Karabasan’in ne adini ne de sanini duymustum. Taki o geceye kadar… Gece uzerimde hissettigim iki elin baskisiyla uyanmistim.O iki el beni yatakta hafifce saga sola salliyordu. .Duvara dogru donuk yan yatmis vaziyette oldugum icin arkamdakinin kim oldugunu anlayamadim. Arkama donmek istedigimde kipirdayamadigimi farkettim.Hareket edemiyordum.Cok uykum oldugu icin fazla ustunde durmadim gelenin annem oldugunu zannedip uykuma devam ettim.O gun ilk karabasan deneyimimi yasamistim.
Ona Dokundum
Ertesi gun gece bir durtuyle uyandim ve gordugum manzara karsisinda dehsete dustum. Kapkaranlik odanin icerisinde bir cift korkunc goz bana bakiyordu.Yerimden firlayip isigi acmak icin davrandim ama kipirdayamadigimi hissettim.
Karabasan Miydi?
Öncelikle 34 yasinda ve çok iyi bir sirkette, iyi bir görevde oldugumu belirtmek isterim. Hayatimi, yasayabildigim derecede modern sartlarda yasayip, gece kluplerinden, partilerden çok zevk alan, sosyal yasantisi çok renkli bir hanim oldugumu da. , Sizlere sadece 1 olay degil, birbirini takip eden bir kaç olayi anlatmaya çalisacagim. Aslinda yillardir bunlari unutmaya çalismis ve en yakinlarimla bile paylasmaya cesaret edememistim.
Karabasan Nedir
Uyku felcidir. İnsanlar rüya gördükleri REM uykusu sırasında, göz ve solunum kasları dışında tamamen fizyolojik bir felç durumundadırlar. Hiçbir kasları çalışmaz.
Böyle olmasaydı, biz rüyalarımızı oynar hale gelirdik. Rüyamızda ne yapıyorsak, yatakta da onu yapmaya başlardık. Bazen rüyadan uyandığımızda beynimiz uyanık ve etrafın farkında olduğumuz halde, hareket edemez, ses çıkaramaz ve göğsümüzün üzerinde bir ağırlık varmış gibi hissederiz.