Karabasan
Ramazan ayinin ortalarindaydik. Ertesi gün oruç tutmak için sahura kalktim ve uykulu bir halde yemek yedikten sonra, henüz daha sogumayan sicak yatagima uzandim. Uykuya dalar gibi olmamla birlikte üzerimde bir agirlik hissettim. Gözümü açtim ve hareket etme çabalarim sonuçsuz kaldigini gördüm. Yatagimin bulundugu yerden yemek masasinda yemek yiyen annemi görmeme ragmen bir türlü hareket edememem, beni çok sasirtmisti. Vücudumun hiç bir noktasini hareket ettiremememin yani sira parmagimi bile kipirdatamamam beni iyice telaslandirdi. Çünkü daha önceden böyle bir olayla hayatim boyunca karsilasmamistim. Müthis bir güç harcamama ragmen hareket edemiyordum ve avazim çiktigi kadar bagirmaya basladim. Aman Allah’im sesim de çikmiyordu.
Aydakİ Ezan’nin Sirri
Newl Amstrong aya ayak bastiginda bilindigi üzere bir ses duyar ve dünyaya indiginde misir gezisindeyken bu sesi tekrar duyar ve bunun ne oldugunu sorunca müslümanlari ibadete çagirmak için bir isaret oldugu söylenir ve kahramanimiz yasamini müslüman olarak sürdürmeye karar verir.
Path Finnder uzay araci marsa yollandiginda pramite benzer cisimlerin bulunduunu ve bunlarin insanlara gösterilirken gizlendigi söylentisi ses getirmisti.
Bir seri katilin öldürdüğü çocuğun annesine yazdığı mektup
Şüphesiz, bir seri katil tarafından yazılan en hasta mektup, yamyam çocuk katili Albert Fishin 1928 yılındaki on iki yaşındaki kurbanı Grace Buddın annesine 8 yıl sonra yazdığı mektuptur. Büyük şanstır ki Bayan Budd okuma yazma bilmiyordu ve böylelikle bu rezil mektubu okuma dehşetinden kurtulabilmişti. Bu mektubun aslı bu gün sanatçı Joe Colemanın koleksiyonundadır.
Evde Tek Kalan Çocuğun Ölümü
Şehirden uzakta,mezarlığın karşısında iki katlı bir ev vardı.evde burungil ailesi yaşıyordu.küçük on iki yaşlarında bir de çocukları vardı.birgün çocuğun annesi ve babsının her zamanki gibi bir işleri çıktı.anne ve baba fransa`ya gidecekti.çocukları ahmet`idedsinin yanına bırakacaklardı.ama ahmet annesiyle babasının durmadan iş için onu dedesine bıraktıkları için kızıyordu.o yüzden annesi ve babasını terleyerek şöyle dedi:
-ben büyüdüm artık evde tek kalabilirim
annesi ve babası ısrar etti.ama malesef vaz geçmedi.annesi ve babası fransa ya gittiler.ikindi vakitlerinde çocuk eve geldi.mezarlık o kadar korkunçtu.çocuk akşam olunca televizyonun karşısına geçti.saatler saatleri kovaladı.saat gece yarısını geçti.
Kapının Önündeki Kadın
Gece uyumak için yatağima girdim saat gece 3:00 ve bir irkilmeyle uyandim kapinin önünde korkunç bir kadin görmüştüm ve hemen ablamin yanina gidip ablama anlattim ama pek inanmadi hatta hiç inanmadi 2 gün sonra anneme bu olayi anlatti ve annemde ayni şeyi söyleyince yani evde bir kadinin olduğunu geceleri çiktiğini söyledi ve şu anda bizim
Cinlerin Yapıları ve Özellikleri
“CİN” adıyla işaret edilen; gerçeği itibariyle insan gözü tarafından görülemiyen; bazen de sahip oldukları özellikler dolayısıyla, bazı insanlara maddemsi görüntüler verebilen bu varlık türünün yapısı iki katmandan oluşur:
1-CAN… Algılamada yetersiz kaldığımız “bilinç” türü…
2-PERİSPERİ denilen “hologramik dalga beden“!.
Cinler
Cinlerle ilgili bilgiler doğrudan ve işaret yoluyla verilmektedir. Hadislerin ışığında açıklanma gerekirse insan benzeri varlıklardır. Yeryüzünde yaşadıkları gibi göğe de yükselebilirler. Bizim anladığımız manada ateşsel değil ışınsal yaratıklar olması muhtemeldir. Işığın enerjiye dönüştürülmesinde sağlanacak ilerlemelerle birlikte onlarla ilgili bir sır perdesininde kalkması beklenilmektedir.
Cinlerinde erkeği ve dişileri olduğu gibi onlarda ürerler ve ölürler. Akıl ve irade sahibidirler. Onlar da insanlar gibi emir ve yasaklara uymak Allah’a ibadet etmek için yaratılmışlardır. İnsanların peygamberleri onlarında peygamberleridir. Cennetle de nimetlendirilecekleri olduğu gibi Cehennemle de azablandırlacak olanları vardır.
Satanistler Şehriban’i şeytana kurban ettiler
Şehriban Coşkunfırat, Avcılar’ daki evinden 13 Eylül’de Bakırköy’e gitmek üzere ayrıldı. Üç gün kendisinden haber alınamadı. 17 Eylül 1999′da çıplak cesedi Ortaköy Mezarlığı’nda toprağa yarı gömülü olarak bulundu. Polisin yaptığı araştırma sonucu 21 yaşındaki Coşkunfırat’ın, “satanist” (şeytana tapan) adı verilen bir grup tarafından öldürüldüğü ortaya çıktı.
İstanbul polisinin operasyonları sonucu Ömer Çelik (23), Engin Arslan (18) ve Zinnur Gülşah Dinçer (19) adlı gençler gözaltına alındı. Çelik, Arslan ve Dinçer, poliste verdikleri ifadede suçlarını itiraf ederek, “şeytana taptıklarını ve bu nedenle Coşkunfırat’ı kurban seçtiklerini” söyledi. Coşkunfırat’ı 13 Eylül 1999′da gerçekleşen 5.8 büyüklüğündeki depremden sonra öldüren gençler, genç kızı deprem olduğu için şeytana kurban verdiklerini belirtti.
Mezardan Uzanan El
kemal on iki yaşındaydı. Bir yıl vardı ki, mahalle arkadaşlarıyla şehir dışındaki top sahasında maç yapmaya gidiyorlardı. Birkaç günde bir öğleden sonra maç yapmaya giderken ağaçlıktan dolanıp top sahasına varıyorlardı. Aslında kestirmeden gitmek vardı ya o zaman da mezarlıktan geçmek gerekiyordu. Bu işe de pek istekli olan yoktu. Bazen maç uzuyor, karanlığa kalıyorlardı. Çocuklar evlerine geç kalmamak için, böyle durumlarda mezarlıktan geçiverelim diye maç bitiminde atıp tutuyorlardı ama mezarlık kapısına gelindiğinde sesler kesiliyordu.
Bir iki derken bu durum bir akşamüstü yine karanlığa kalınmıştı. Maç çok uzamış ve epey geç olmuştu. Dönüşü yok mutlaka mezarlıktan geçiyoruz diyenler yine mezarlık kapısına gelindiğinde susmuştu. kemal duruma el koymak ihtiyacını hissetmişti. “ Arkadaşlar, arkamda tek sıra olun.
Ağrı Dağında ki Ufo ve Naziler
937 Temmuz’unda, Hitler ve Göring’in emirleri ile her çeşit doğaüstü,bilimsel, dinsel ve okült objeleri incelemek ve araştırmak üzeredünyanın dört bir tarafına özel araştırma timleri gönderilmeyebaşlandı. Araştırılan cisimlerden biri de kutsal kitaplarda adı geçen Nuh’un gemisi idi. Gemi için İran ve Türkiye arasında dağlardaaraştırma yapan tim, Dicle nehri kenarındaki bir köyün yaşlılarındanhayli ilginç bir hikaye duydu. Bu hikayeye göre, 200 nesil evvel esrarengiz parlak bir “ev”, gökten çok gürültü çıkarak, yere düşmüştü.Bir zaman sonra köyden köye yolculuk yapan bir şahıs bu esrarengizcisimle karılaşmıştı. Şahsın ifadesine göre, cisim ıslık gibi bir ses çıkarmakta ve dokunulmayacak kadar sıcaktı. Ayrıca pis bir koku da yaymakta idi. Bu hikaye, araştırmayı yürüten tim tarafından derha lAlmanya’ya bildirildi.